« Önceki | Sonraki »

19.3.2008

KURBAN MISIN, CELLAT MI?

 

Bir toplulukta, işyerinde, evinde, arkadaşlarınla olduğunda, hatta en önemlisi kendinle baş başa kaldığında; Sen nesin, kimsin?

Kendini suçlarken mi, savunurken mi buluyorsun?

Kızarken mi, kabullenirken mi?

 

Gündelik rutinler içinde bir o yana bir bu yana savrulurken kimin denetiminde, neyin kontrolünde, neyle savaştasın? Hayata nasıl uyumlanıyor, neye göre harekete geçiyorsun? En önemlisi neyi, neden  yaptığının farkında mısın?

 

Hep deriz ya; hiçbirimiz sebepsiz var olmamıştır, olmamıştır da, neden, nasıl ve ne yaptığını bilmeden yaşadığımız dönemler olmasına rağmen. Hangi değer ve hedef uğruna yaşam savaşı veriyoruz? Biliyor muyuz? Hele bir de biliyorsak bununla helalleşebiliyor muyuz?

 

Sorular bitmez, aslında bir tanesine cevap verebilmek bile günleri, ayları, zamanları alır. Yaşam kendi içinde de bu ya işte, an be an ne olacağı belli belirsiz, dön dolaş elde avuçta hep aynı şey, derin birkaç çizgi sadece. Derimize kazılı kaderler, aklımıza yazılı çığlıklar, gönlümüze akan hisler…

 

Üç, beş, bilemedin en fazla on duygu içersinde kendimizi arıyoruz. Ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın hissedilen hep o aynı duygular. İçinden çıkılası zorlu görünen yine de hislere gark olduğunda sadece akıştığın o yer neresi peki? Tek derdimiz o yere varmak değil mi ki?

Kimine göre iş, kimine göre para, kimine göre aşk, kimine göre itibar, vs..vs…

 

Arayış içindeki dost, sen benden uzakta mısın ki?

Kendini ifade etme derdinde yalnız mısın ki?

Birilerini kurban ettiğinde, kendini cellat olarak oyuna koyduğunda gerçek misin? Ya da tersi olup da başkalarına celladın olma hakkı verdiğinde sen kurban mısın, ya da suçlu, ya da masum???

 

Kendine hedef olarak belirlediğin davranış biçimi senden mi gerçekten, içinden mi, yoksa tesirini aldığın bilinmezden mi? O bilinmeze karşı koyma çabandan mı? Sıkı sıkı tutunduğun algı ve anlayışın sana mı ait ki?

 

Düşüncenin ötesine geçtiğinde ne olacaksa olacak…

Aklını otomatik devreden çıkardığında nasılsa aklanacak…

Elle tutulur sandığın bilgileri üfleyip saldığında yenisi gelecek…

Çünkü gücünü teslimiyetle alacak ve yerine yeni titreşimini devreye alacaksın…

Adil ol kendine, anlat içine, sal özünü, bırak düşünüşünü…

 

Biliyorsun, kendinin ne olduğunu biliyorsun, neyin etkisi ile böyle davrandığını da biliyorsun, varsın söyleme alenen, varsın dillendirme, yine de sen sen ol yüzleş kendinle. Kabul et beğenmediğin yanlarını, et ki güçlenesin, ondan yeni bir sen yaratasın, o senle kendini katasın, aşa aşa ulaşasın, döne döne varasın. Kabul et beğendiğin yanlarını, et ki çoğalasın,  yansıyasın, akasın, bir bütünde ayrışıp ayrışıp bir olasın…

 

19.03.08

Carolina Isolabella Özgün


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: erolaslan | Tarih: 2008-04-20 20:24:11
    Konu: mrb.
    duygular ve arayış ... insanlık ile birlikte kol kola gidiyoruz ve yazdıgın o sorular yok mu? Ve soruların yanıtları, yanıtları diyorum çoğunlukla içimizden doğru yanıtları bulup verirken yansıttıgımız bazen farklı oluyor sanırım, çok güzel bir yazı, teşekkürler..

    ***************************

    duygu evrim için vardır..
    arayışsa duygu için...
    insanın insanı olma yolunda hep tutundukları da cabası...
    teşekkürler

    Düzenleyen carolisolabella gün: 20.4.2008 saat: 21:18

    Bağlantı »

  2. Yazan: BARIS59 | Tarih: 2008-03-20 10:11:19
    Konu: GÜLMENİN AYIP SAYILDIĞI KURNAZ DİYARLAR
    Hani bir laf vardır; "Mazeretin boyundan öte" Büyük -küçük,okumuş-cahil,zengin-fakir,siyah-beyaz üretir dururuz yaşamsal mazeretlerimizi.Bize yakınlar "doğrudur" derlerken, bize uzaklar"eğridiiiir" derler.Öze ve öze inmek ,özgürlüğü dayasıya tatmak:bir süreç bir yaşanmışlık işi olduğundan ,yaşanamayanları hayal edip pratiğe dökememek:"Galibiyetin mağlubiyeti " olmak anlamına geliyor gibi.Ne galipler , nede mağluplar keyifli olmanın dinginliğini yaşıyor.Sanırım tüm yakarışlar ve mazeretle yine eldeki birkaç çizgiye doğru akıyor.
    Hani ara verdin vallah işe yaramış.Doyurucu bir yazının içine inmeye görsün
    insan,inmeye görsün...:))

    ********************************************************

    Selam:)

    İnsan da böyle güzel açılımlar, geri bildirimler görmeye görsün:))
    Yani oldukça mutluluk verici, teşekkürler.

    Sevgi ve ışıkla

    Düzenleyen carolisolabella gün: 20.3.2008 saat: 10:32

    Bağlantı »

  3. Yazan: atesinsesi | Tarih: 2008-03-19 23:30:13
    Konu: beklemeye dair

    ve su çürüdü
    kurbağalarımız hiç gelmedi
    ...

    ne desem ki...
    :)

    Düzenleyen carolisolabella gün: 20.3.2008 saat: 09:01

    Bağlantı »