« Önceki | Sonraki »

25.2.2008

KAYNAK

 

Tek görünürken

Binlere bölündüm

Binleri sesle birledim

Teke kılındım

 

İç içeyken birleştim

Döne döne kirlendim

Sonra aka aka pınar oldum

Kana kana suya coştum

 

25.02.08

Carolina Isolabella Özgün

20.2.2008

Mevlana'dan...

Kör cehalet çirkefleştirir insanları !
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir  lafa bakarım laf mı diye,
bir de söyleyene bakarım 'adam' mı diye...


Mevlana




14.2.2008

SENİ SEVİYORUM

 



Seni seviyorum çocuk
çünkü masumsun
Seni seviyorum genç
çünkü asisin

Seni seviyorum anne
çünkü yaratıcısın
Seni seviyorum baba
çünkü hayat verensin

Seni seviyorum dost
çünkü paylaşansın
Seni seviyorum düşman
çünkü bana öğreticisin

Seni seviyorum evren
çünkü ışık yakansın
Seni seviyorum alem
çünkü dönensin

Seni seviyorum deniz
 çünkü enginsin
Seni seviyorum rüzgâr
çünkü esensin

Seni seviyorum ağaç
çünkü yaşamsın
Seni seviyorum bahar
 çünkü kokansın

Seni seviyorum sevgilim
 çünkü bana yarsın
Seni seviyorum ey ben
çünkü her şeydesin.

Ben kimi mi seviyorum?
Ben seni bana veren beni seviyorum.

Ben neyi mi seviyorum?
Ben seni bana anlatan beni seviyorum.

Ben kim miyim?
Ben beni bana soranım.

Ben ne miyim?
Ben beni bana anlatanım.

Sen kim misin?
Sen beni okuyansın.

Sen ne misin?
Sen sende beni bulansın.


11 Mayıs 2006
Carolina Isolabella Özgün

 

13.2.2008

MAVİLER

 

Ne tanıdık

Ne güzel

 

Havadayım mı desem?

Derindeyim mi desem?

 

Oralarda bir yerledeyim

Maviliklerde değişmekteyim

 

13.02.08

Carolina

 

 

31.1.2008

IŞIĞIMIZA

 

 

Sene 2008, aylardan ocak sonu ve Türkiye.

İçim acıyor desem değil, kızıyorum desem o da değil, acıma desem hiç değil…

Sadece anlamsız bir burukluk, belki bir nevi hayal kırıklığı ama asla umutsuzluk değil...

 

Anne dedik, abla dedik, kardeş dedik, bacı dedik, avrat dedik, hepsini dedik ama kadına kadın diyemedik. Bir kadın olamadı gitti, haklarını alamadı gitti, bırak almayı savunamadı gitti. Dayak yedi, sövüldü, eziyet edildi, tecavüzlere uğradı, taşlandı, her zaman korkuldu ve bastırıldı.

 

Kadim dönemlerden beri iradesi ve gücünden korkulduğu için cadı oldu, kötü kadın oldu, şeytan oldu. Evet, çünkü bugünün bilim ve teknolojisinin de ispatladığı gibi kendi kendine bile üreyen kadının aslında erkeğe bile ihtiyacı kalmadı. Kendi yumurtasından alınan bir sıvı ile döllenme gerçekleştirip hamile kalabilir hale geldi, zaten hem eril hem dişil genleri vardı, 1+ ve 1-‘ini hep taşıdı. Buna rağmen çocuğunu sevdi kolladı, dayandı, tükenmedi sabır etti ve sonunda dünyadan göçtü gitti. Bu silsile asırlarca sürdü gitti.

 

Bunca zamandır süregelen bu evrim ve tekâmül yolunda hala mı aynı yerdeyiz?

Hiç mi ilerlemedik?

Hiç mi kendimiz olma cesaretini alamadık?

 

Hep mi sığındık?

Hep mi korktuk?

Hep mi bastırıldık?

 

Bak kadın, bugün din kitaplarında bile yazmayan bu baş örtme, türban vs olaylarını otur da bir oku. Var mı, yok mu bir düşün. Kendi özünün dışında başkalarının sana neyi empoze ettiklerini değil de, öz Kitabının, aklının, mantığını ne dediğini dinle, araştır ve ne olur biraz düşün.

Sana verilen haklarını ve güçlerini tekrar kaybetme, çünkü eğer bu sefer kaybedersen yine zulüm göreceksin. Yine bastırılacak, esir edilecek ve yine yok edileceksin. Bu kısır döngünün içinde yok olacak, heba olacak ve gideceksin ve bir adım bile ilerlemiş, dolayısıyla da ilerletmiş olmayacaksın.

 

Bunun dışında Cumhuriyet dedik, cağdaşlık dedik, dedik de dedik…

Bu vatanın sınırları ve yükselişi için onca kan dökmüş askerin, çocuğun, milletin esirini yok etmeye bu heves nedir? Bu kadar mı aç erkekler,  bu kadar mı normal giyinen kadın gördüklerinde iradesiz oluyorlar, bu kadar mı ayıp kendin olmak? Eğer öyle olsa da iradelerinin sınavı için geriye ne kalacak, hadi açıkta bir tek tel bile saç görmedi neyle sınanacak, hangi şart karşısında iradesini alacak.

 

Eğer konu insan olmaksa; dayatma olmaz…

Eğer konu özgürlükse; başkaldırı olmaz…

Eğer konu imansa; başkasından sorulmaz…

Eğer konu itikatsa; sergilenmez…

Eğer konu Allah ise; ona şart koşulmaz…

  

Yaratıldığında masum olarak doğan çocuklara neler yüklediğimizi biliyor muyuz?

Onları bu kirli düşüncelerle ne denli olumsuz yetiştirdiğimizi hiç düşünüyor muyuz?

Onlara yüklediğimiz korku dolu, vahşet dolu, kin ve nefret dolu duyguların onlarda nasıl yeşerdiğinin farkında mıyız?

Onlara öğrettiğimiz kötü, iyi, ayıp, günahların onların hayatını nasıl da esarete taşıdığını görüyor muyuz?

 

Ah Paşam ah, Kemal yüzlü Atam, keşke olaydın da Işığından biraz daha yayaydın…

İyiyi, güzeli, hakkı, adaleti, doğruluğu, dengeyi, fazileti ve daha birçok insani vasfı bir hatırlataydın…

Tekrar birlik ve bütünlüğü, ulusun huzuru ve mutluluğunu sağlayaydın…

Bunu keşke diyorum çünkü ardında bıraktığın milyonlarca bizi ne yazık ki bu birlikte sensiz bulamıyoruz. Her geçen gün biraz daha ayrışıyoruz ve her geçen gün biraz daha kararıyoruz. Yine de ben asil kanlarımızda uyanışa girecek zamanı beklediğimizi biliyorum, yine de ben bir başıma da olsam, bir sürü kardeşimle de olsam yolumda, yolunda yürüyeceğimi biliyorum.

 

Tüm mevcudatı, tüm kardeşlerimizi, ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar, seviyor, sayıyor ve kucaklıyorum, onların sağduyularına inanıyorum. Gün gelecek ki içlerindeki ışığa kavuşacaklarını biliyorum çünkü aslında her şey olması gerektiği gibi gelişir ve Tanrı’nın düzeninde belli bir sebep ve netice zincirine bağlıdır, bu yüzden de tevekkül ve itikat dolu sevgimle ışığımız bol olsun diyorum…

 

 

31.01.08

Carolina Isolabella Özgün